KÜLTÜR

KUZEY KIBRIS ’NİN KÜLTÜREL YAPISI

GELENEK, GÖRENEK VE ADETLER

 

Toplum hayatında gelenek, görenek ve adetlerin en güzel yansıdığı ve ortaya çıktığı ortamlar çeşitli törenler ve kutlama günleridir. Bunlar arasında düğünler, sünnet törenleri, Bayram törenleri, çocuk doğumu, çocukların okula başlaması yer almaktadır. Kıbrıs Türk toplumunun karakteristiklerinden biri de “Konuk Ağırlama” tarzıdır. Bu durum, tüm dünyada bilinen geleneksel Türk konukseverliğinin bir yansımasıdır. İkram yapılırken her zaman yaşlı kişilere öncelik tanınması adettendi. Kıbrıs insanı, ikramda önceliği daima kahveye vermiş, bunun yanı sıra şerbetler de tercih edilmişti. Bunlar arasında bal, gül, şeker, harup ve macun şerbetleri baştaydı. Çeşitli meyvelerden hazırlanan macun sunumu da ayrı bir zevktir.

 

HALK DANSLARI

 

Kıbrıs Bardak Oyunu: Başa su dolu bardak konuluyor ve oynanıyor. Bardak sayısı bazen 10'a kadar çıkabiliyor. (Tepebaşı'nda Medoş Lale Festivali-İki Toplumlu Folklor Ekibi)

 

 Kıbrıs Türk halkı çeşitli etkinliklerde (düğün, kına gecesi, ekin kaldırma gibi) halk dansları oynamaktadır. Bu danslar genellikle Karşılamalar, Mendil Oyunları, Zeybekler, Kadın Oyunları, Dramatize Oyunlar ve Kasap Oyunları sırası izlenerek oynanılır. Karşılamalar, “Kadın ve Erkek Karşılamaları” olarak gruplandırılır. Kadınların oyunun temposu genellikle daha ağırdır. Karşılamalar dört kısımdan oluşmakta olup, dört ayrı ritme sahiptirler. Mendil oyunları veya sirtolar; orta hızda, neşeli ve erkekçe figürler içermektedir. Başlıca sirtolar olarak; Aziye sirtosu, İskele sirtosu, karagözlü sirtosu, Kına sirtosu sayılabilir.

               

GELENEKSEL EL SANATLARI:

Yemeniler; Geçmişte yemenilerin kullanımı oldukça yaygın olup, çeşitli süslemeleriyle kadın dünyasının zenginliğini ortaya koymaktaydı. Kıbrıs’ta kullanılan yemeniler genelde tam kare biçiminde olup; önceleri sadece kenarlarına motif işlenir, iç kısımları sade bırakılırdı.Daha sonra yemenilere dal ve çiçek motifleri basılmaya başlandı. Günümüzde yemeni modern anlamda eşarp olarak gelenek başka bir düzlemde sürdürülmektedir.

 

Lefkara İşi; Lefkara işi Kıbrıs’ta yapılan yerel el sanatlarının en önemlilerinden birisidir. İlk olarak, Lefkara köyünden çıktığı için bu adı almıştır. Lefkara işi 2 grupta toplanır; “Keten üzerine Lefkara işi” ve “İğne işi Lefkara”. İkisinin de işlemesi sırasında yastık kullanılır. Lefkara işi geçmiş dönemlerde halkın kendi kullanımı için yapılırken, sonraları ticari amaçlı olarak ve günümüzde özellikle turistik el işleri kapsamında yapılmaktadır.

Hesap İşi; Bu iş daha çok Lapta ve Kazafana bölgesinde yaygın olarak yapılan bir el sanatı türüdür.

 

İpek İşi; İpek Böceği kozalarından işlene ürünlerdir.

 

Bitkisel Örücülük; Kendiliğinden yetişen veya kültürü yapılan bazı bitkilerin sapını, yapraklarını, ince dallarını ya olduğu gibi ya da yararak ince şeritler haline getirdikten sonra çeşitli şekillerde değerlendirme işidir. Kıbrıs’ta örücülüğün en yaygın olduğu yerler Mesarya ve Karpaz bölgeleridir.

 

KIBRIS MUTFAĞI 

 

Akdeniz ve Türk mutfağının ortak özelliklerini yansıtan Kıbrıs mutfağının kendine özgü geleneksel yemek ve mezeleri de vardır. Tarih boyunca Kıbrıslılar, lezzetli yemekler yaratmayı başarmışlardır. Her yemek kendine özgü bir lezzet taşır, yemeğin pişirilmesi ve sunumu Kıbrıs insanın karakterini yansıtır. ‘Molohiya’ Arap orijinli bir yemek olmasına rağmen hazırlanışı lezzeti ve sunumu ile Kıbrıs lezzetine hitap eder. Bazı yemeklerin adı, hazırlanışı ve lezzeti bölgeden bölgeye farklılık gösterir. Kuzey Kıbrıs damak zevki olanların uğrak yeridir. Çeşitli sebze yemekleri, ızgaralar, hamur işleri, balık, çorbalar, kebaplar, lahmacun ve pideler Kıbrıs mutfağının sadece bir kısmıdır. Bir çok meze çeşidi, tatlılar, kekler, aparatif olarak yenilebileceği gibi ana yemeklerden sonra da yenilebilir.

 

Çorbalar 

Mercimek çorbası

Tarhana çorbası

Pirinç çorbası

Erişte çorbası

Sebze çorbası

Humus çorbası

Paça çorbası

Tavuk çorbası

Erişteli mercimek çorbası

Meze Tabağı

 

Mezeler
 

Humus

Cacık

Tahin

Turşular

Patates salatası

Samarella

Lahana ve yoğurt salatası

Bakla salatası

Kızarmış hellim

Çakızdez                                                

Ahtabot

Kalamar

Gabbar

Dil

Beyin

Pastırma   

Pilavlar

Pirinç pilavı

Bulgur pilavı

Mücendra pilavı

Herse

Kebaplar 

Şeftali Kebabı

Fırın Kebabı

Şiş Kebabı

Köfte        

Kavcar Mantarı Izgarası

 

Ana Yemekler

 

Musakka 

Molehiya 

Bamya 

Yalancı Dolma  

 

Et Dolması Bumbar                         

Molehiya

Pırasa                                                    

 

Kuru fasulye

Taze fasulye

Kolokas 

Karnabahar       

Kabak Çiçeği Dolması   

 

Hamur işleri ve Börekler

 

Tatar Böreği           

Pirohu           

Nor böreği

Kıymalı börek

Ispanak böreği

Kabak böreği

Mantar böreği

Zeytinli Pirohu     

Hellimli

Bidda

Çörek

Tahinli

Pilavuna

 

Tatlılar

Fırın Katmeri

Samsı

Tel kadayıfı

Ekmek kadayıfı

Şamişi

Lokma

Şammali

Bişi

Sucuk

Köfter

Paluze

Golifa

Simit helvası

Erişteli sütlaç

 

Reçeler ve Kompostolar

Ceviz macunu

Turunç macunu

Bergamut macunu

Ayva macunu

Hurma macunu

İncir macunu

Karpuz Macunu

Kabak macunu

Alıç reçeli 

Çilek reçeli

Portokal reçeli

Erik reçeli

Üzüm reçeli

Şeftali Kompostosu

Elma Kompostosu

Armut Kompostosu

Harup Pekmezi

 

İçecekler 

Gül Suyu

Summada (Bademden yapılır)

Limonata

Ayran

Zivaniya (üzümden yapılan Kıbrıs içkisi)

Şarap

Rakı

Kıbrıs Konyağı

Bira

 

kaynak : edu.tr

*****************************************************************************
 

Kıbrıs Tarihi
 

Kıbrıs Adası, çağlar boyunca, tarihin her döneminde çalkantılara sahne olmuştur.

 

Gerek stratejik konumu gerekse doğal zenginliği nedeniyle komşusu olan ülkeler tarafından zaman zaman işgal edilmiş, kurulan kentler ve zenginlikler yağmalanmış, sıkıntılı dönemler yaşanmıştır.

 

Tarih boyunca tüm kargaşalara ve zorluklara rağmen Kıbrıs Adası, kendine özgü tarihi varlığından hiç bir şey kaybetmeden ve kültürünü daha da geliştirerek, zenginleştirerek günümüze gelmiştir.

 

Kıbrıs Adasının tarihini inceleyecek olursak, Milattan Önce 7000’li yıllara kadar uzandığını görürüz. İlk yaşam izlerine Neolitik Dönemde rastlanılır ve sonra da diğer çağlar sırasıyla yaşanır.

 

Bu çağlardan günümüze uzanan mezarlardan çıkarılan, taş kaplar, pişmiş toprak kaplar, küçük toprak heykeller, İdoller, takılar, çakmak taşı balta ve silahlar, tunç, Demir’den yapılmış ok, bıçak mızrak gibi buluntular günümüzde müzelerde sergilenmektedir.

 

Kıbrıs’ta yapılan arkeolojik kazılarda ele geçen buluntuların incelenmesi sonucunda, Kıbrıs’ta tarihin, M.Ö. 7.000‘li hatta Tatlısu kazılarından elde edilen buluntularla da 10.000’ li yıllara Paleolitik Döneme kadar uzandığı görülmektedir. Kıbrıs’a, Anadolu’dan ve Suriye’den gelen ilk insanlar genelde kıyılarda Vrysi gibi yerleşim yerleri kurmuşlardır.

 

Piri Reis'in Kıbrıs Haritası

Osmanlı dönemi

 

Kıbrıs 1571 yılında 60.000'lik güç ile Osmanlı İmparatorluğu tarafından fethedilmiştir. Önceki Latin elitleri yıkılmış, Yeniçeriler'in adaya yerleşmeleri ile Antik Çağ'dan beri ilk kayda değer nüfus değişimi yapılmıştır.

 

Osmanlılar Kıbrıs'ta feodal sistemi kaldırıp millet sistemini tatbik etmiştir. Bu sistem altında Gayrimüslimler kendi dini yetkilileri tarafından yönetilmiştir.

 

Latin egemenliğndeki dönemin aksine, Kıbrıs Kilisesi Kıbrıs Rumlarının başı olarak tayin edilmiş, Hıristiyan Rum Kıbrıslılar ve Osmanlı yönetimi arasında aracı olarak faaliyet göstermiştir. 

 

1878 yılında Osmanlı'dan 'Ruslara karşı yardım' vaadiyle yıllık yaklaşık 92.000 altın karşılığında ada Birleşik Krallık tarafından kiralanmıştır. Daha sonra 1914 yılında, I. Dünya Savaşı vesilesiyle Birleşik Krallık tarafından ilhak edilmiştir.

 

1928 yılında adanın İngiliz egemenliğindeki 50. yılını kutlamak için basılan bir pul

1928 yılında adanın İngiliz egemenliğindeki 50. yılını kutlamak için basılan bir pul

Birleşik Krallık dönemi

 

93 Harbi'nde Rusya İmparatorluğu karşısında yenilen Osmanlı, Ruslara karşı fazla ödün vermemek amacıyla, Birleşik Krallık'ın isteği üzerine ada 92.799 sterline 4 Haziran 1878 tarihinde imzalanan Kıbrıs Sözleşmesi ile kiralandı. Osmanlı mülkiyeti devam ediyor sayılmakla birlikte, yönetim tamamen Birleşik Krallık'a geçti. Birleşik Krallık adayı "Komiser" diye tabir ettiği yüksek rütbeli yöneticilerle idare etmiştir. 1914'te başlayan I. Dünya Savaşı'nda Osmanlı'nın Birleşik Krallık karşısındaki Almanya'nın yanında savaşa girmesi üzerine Birleşik Krallık adayı ilhak edip adaya vali tayin etti. 1923'te imzalanan Lozan Barış Antlaşması’nın 21. Maddesi gereğince, Birleşik Krallığa ilhakı tanındı. 1925 yılında Kıbrıs Crown Colony olarak ilan edildi ve adaya ilk Türkiye Cumhuriyeti konsolosu atandı.

 

Ekim 1931'den itibaren Rumlar Enosis isteğiyle ayaklandı, Rumlar'ın Birleşik Krallık yönetimine karşı ayaklanması sonucu Birleşik Krallık'ın politikası sertleşti. Yunan ve Türk tarihinin okutuması, iki ülkenin bayraklarının kullanılması ve Yunan ya da Türk ulusal kahramanlarının resimlerinin sergilenmesi yasaklandı.

 

Ocak 1950 tarihinde Doğu Ortodoks Kilisesi, Kıbrıs Türk toplumunun boykot ettiği bir referandum düzenledi. Referandumun sonucunda, katılan halkın %90'ı Kıbrıs'ın Yunanistan ile birleşmesi düşüncesi olan enosis lehinde oy verdi. 1955'te Kıbrıslı Rumların kurduğu EOKA örgütü Birleşik Krallık kuvvetlerini adadan çıkarmak için silahlı eylemlere başladı. Bu zaman zarfında Kıbrıs Türkleri de silahlanmaya başladı ve Birleşik Krallık adanın tüm bölümünü kontrolde tutmakta zorlanıyordu. Bu tarihten itibaren taksim isteğinde bulunan Türkler ile enosis isteyen Rumlar birbirleri ile çatışmaya başladı.

 

 

1960 sonrası

 

Ada, 1960 yılında Kıbrıs Cumhuriyeti adıyla bağımsızlık kazanmıştır. 1974'te Yunan darbesinin ardından Türk Silahlı Kuvvetleri'nin gerçekleştirdiği harekât sonucu adanın kuzeyinde de facto olarak tek yanlı Kıbrıs Türk Federe Devleti kurulmuş, bu devlet sonra Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti adını almıştır.

 

24 Nisan 2004 tarihinde Birleşmiş Milletler genel sekreteri Kofi Annan tarafından hazırlanan birleşme planı adada referanduma sunulmuştur. Kuzey Kıbrıs plana %35'e karşı %65'le “evet” deyip kabul ederken, Güney Kıbrıs %25'e karşı %75 ile “hayır” deyip kabul etmemiştir.

 

1 Mayıs 2004 tarihinde adanın Rumlar tarafından yönetilen güney kesimi adanın tamamını temsilen, “Kıbrıs Cumhuriyeti” adıyla Avrupa Birliği'ne katılmıştır.

kaynak : https: tosbik

Kıbrıs Emlak
Paykasa
Kiralık Villa
--%>